İlaç krizi kapıda

Döviz kurlarındaki dalgalanma ilaç piyasasını da etkiledi. İlaç fiyatlarındaki istikrarsızlık eczane raflarında ilaç yokluğuna kadar vardı. İlaç piyasasındaki ateşi dinmeyen sorunu Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Yücel Yenilmez Esolay’a değerlendirdi.

İlaç krizi kapıda
29 Mart 2019 Cuma 08:58

Barış Göksel / Özel Haber

Döviz kurlarındaki dalgalanma ilaç piyasasını da etkiledi. İlaç fiyatlarındaki sorun eczane raflarında ilaç yokluğuna kadar vardı. Tansiyon, kanser, şeker ilaçlarında yaşanan kriz bütün ilaç kalemlerinde hissedildi. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı müdahaleler ise çare olmadı. Aylardır ilaç piyasasındaki ateşi dinmeyen sorunu Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Yücel Yenilmez Esolay’a değerlendirdi.

- 'Önümüzdeki aylarda ilaç krizini tekrar yaşayabiliriz'

İlaçta yaşanan sorunun nedeni olarak Yücel Yenilmez, avro üzerinden yapılan fiyatlandırmayı ve ülkedeki dalgalı döviz kurunu işaret etti.

Yaşanan durumda ilaç tekellerinin de etkili olduğunu aktaran Yenilmez, şu ifadeleri kullandı:

 ‘’İlaç fiyatları avro üstünden hesaplanıyor. Bakanlık her yıl avro fiyatı belirliyor. O sabit fiyat üzerinden ilaçlar zam alıyor. Geçen yıl kur 2,97 TL idi. Belirlenen kur ile yılın son çeyreğindeki döviz arasında çok ciddi bir makas oluştu. İlaç sanayii Türkiye’ye ilaç getirmemeye başladı ve elindekileri de kısıtlı sayıda piyasaya sürdü. Yüzde 50 civarında zam talepleri vardı, yüzde 26 oranında revize edildi. Şimdi avro ilaçta 3,40 TL. Belirlenen fiyat yeterli midir? Bunu zamanla göreceğiz. Dövizde olağanüstü bir hareket olmazsa çok büyük sıkıntı yaşanmaz. İlaç konusundaki sıkıntı halen var ancak azaldı. Diğer taraftan ilaç ticaret olarak görülüyor. Hammaddeyi yüksek avro kurundan alıp ülkemize ucuz avro kurundan ilaç satmaya çalışıyorlar. Birçok yeni ilaç Türkiye’ye fiyatlar düşük olduğu için gelmiyor. Yıllardır eczacılık meslek örgütü olarak ilaç fiyatlarının düşmesini savunduk. Eskiden çok yüksekti ama şimdi geldiğimiz noktada da çok düşük. Ayrıca ilaç enflasyon kalemlerinden birisidir. İlaca zam geldiğinde enflasyon artıyor. Devlet politikası bu sebepten dolayı ilacı baskılıyor. İlaç çok özellikli bir ürün. Domatesi almadan idare edebilirsiniz ancak vatandaş ilacı almak zorunda. İlacın fiyatını baskılamaya çalışmak doğru bir iş değil. Döviz kuru dalgalanmasa da ilaç sıkıntısı her yıl ocak-şubat aylarında yaşanıyor. Avro 2 lira daha artarsa ülkede ilaç kalmaz. Kimse ilacını piyasaya sürmez. Bu sıkıntılı bir durum. Vatandaş ilaca ulaşamazsa sorun ciddi boyutlara ulaşır. Uluslararası ilaç şirketlerin bu tavırları ve döviz kurlarının durumu önümüzdeki aylarda tekrar bir ilaç krizi yaşanacağını gösteriyor.

‘’İlaçta dışa bağımlıyız’’

Yenilmez, Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı zamların tarihinin bilinmemesi gerektiğini dile getirerek, zam tarihi yaklaştıkça piyasaya ilaç sürülmediğini belirtti. Ülkenin ilaçta dışa bağımlı olduğunu bildiren Yenilmez, şunları söyledi:

‘’Sıkıntının diğer kaynağı da Sağlık Bakanlığı’nın her yıl şubat ayında yaptığı zam miktarı açıklaması. Zammın tarihi belli olduğu için firmalar ona göre ilaçları piyasaya vermemeye başlıyor. Zam tarihinin biliniyor olması da sorun yaratıyor. Bizim bu tarihin belirli olmaması yönünde bir talebimiz var. Zamlar açıklansın ve ertesi gün yürürlüğe girsin istiyoruz. Zaman zaman eczanelerin stokçuluk yaptığıyla ilgili haberler çıkıyor ancak eczanenin stokçuluk yapması mümkün değil. Sonuçta eczacılar hastayla sürekli karşı karşıya olan bir meslek grubu. Elinde olan ilacı hiçbir eczacı vatandaşa yok demez. Çünkü temelde mesleği sağlıkçı olmaktır. Ancak ilaç tekelleri ve sanayileri bu işe sadece ticari baktıkları için asıl sorun oradan kaynaklanıyor. Devlet bu duruma çok müdehale edemez. Ne yazık ki biz ilaçta dışa bağımlı ülkeyiz. İlaç firmaları da dünyada tekelleşmiş durumdalar. Türkiye’ye ilaç göndermiyoruz dedikleri vakit ciddi sıkıntılar yaşayabiliriz. Yerli üretime teşvikte de yeterli değiliz çünkü yerli ilacımız yok. Bir ilacın üretilmesi Ar-Ge çalışmalarının yapılması, yatırımlar ile devam eden 25-30 yıllık bir süreç. Türkiye ilaca ciddi yatırım yapan bir ülke değil. Bizim yerli üretim dediğimiz ise yabancı ilaçların eş değerlerini üretmek. Bunu yaptığınızda da ham maddeyi yurtdışından alıyorsunuz. Bunu çözmenin yolu araştırma çalışmaları ile birlikte ciddi yatırımlar yapmak. Kendi ilaç sanayimizi kurabilmek 25-30 yılda ortaya çıkacak bir iş. Ülke olarak bu işin ciddiyetinde değiliz. İlaç bağımsızlık ürünüdür. Bizim başarılı bilim insanlarımıza imkan sağlanırsa ülkemizde ciddi ilaçlar bulunabilir.

- "Eczacı sisteme dahil edilmeli’’

Son olarak eczacıların önerilerini dile getiren Yücel Yenilmez, "Devlet ilaca daha az para ödemek istiyor. Bizim fikrimiz ilacın fiyatını tutarak bu iş yapılmaz. Eczacıları sistemin içine sokun ve angarya işlerden kurtulalım. Eczacılar olarak sağlık danışmanlığı yapalım, hasta takibi yapalım. Türkiye Eczacılar Birliği bünyesinde Rehber Eczane Projesi başlatıldı. Eczanelerde tansiyon ve astım kontrolleri yaptık. Pilot şehirler arasında Eskişehir de vardı. Bu proje ile astım hastalarında ilaç kullanımını yüzde 40 oranında azalttık. Bizim fikrimiz sisteme daha çok dahil olmak böylelikle devlete katkıda bulunmak. Eczacıyı sadece ilaç veren durumdan çıkartıp hastaya danışmanlık hizmeti veren konuma getirmeden sorunlar çözülmez" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Seda - 4 ay önce
Vay halimize sonumuz hayrolsun !
Avatar
Bircan - 4 ay önce
Zor gunler...